Aile İçi İletişim

AİLE İÇİ İLETİŞİM

 

Aile içi iletişim; aile bireylerinin birbirlerine karşı sözel ve sözel olmayan davranışlarıyla oluşur. Bireylerin duygu ve düşüncelerini ifade etmelerini ve karşılarındaki kişileri anlayabilmelerini sağlar. Sağlıklı bir iletişim ile, olumlu duygu ve düşünceler ifade edildiği gibi, olumsuz olanlar da ifade edilebilir. İfade edilemeyen ya da uygun olmayan şekillerde dile getirilen duygu ve düşünceler, uyum ve davranış sorunlarının oluşmasına neden olur. Sağlıklı yollarla ifade edilen her duygu ve düşünce aile içindeki bağları sağlamlaştırır. Aile içi iletişimde tarafların birbirlerini saygıyla dinleyerek, birbirlerine anlayışla ve şefkatle yaklaşmaları sağlıklı bir aile yapısını oluşturur.

 

Aileler Etkili İletişim Kurmak İçin Neler Yapabilir

  • Sağlıklı bir iletişim için açık ve net bir şekilde, ne istediğinizi, üzüldüğünüz ya da mutlu olduğunuz olayı doğrudan ilgili kişi ile paylaşın. Örneğin; “ödevlerini yapmadığını görünce çok üzülüyorum ve ödevlerini yapmanı istiyorum ya da ev işlerini tek başıma yapmak beni çok yoruyor, bana yardımcı olmanı istiyorum” gibi.
  • Yalnızca kendi isteklerinize odaklanmayın, sizden beklenilenleri ve size karşı taraftan gelen mesajları da dikkatli bir şekilde dinleyin. Size söylenilenleri doğru bir şekilde anlayıp anlamadığınızı teyit etmek için “ Seni doğru anladıysam ..…… ? , “Burada anlatmaya çalıştığın ..……?” gibi geri bildirim veren cümleler kullanın.
  • İletişim halindeyken beden hareketlerini, ses tonu, jest ve mimikleri asla göz ardı etmeyin. Söylenilenler ile beden diliyle ifade edilenler birbiriyle uyuşmayabilir. Ama kişinin davranış ve ifadelerinden asıl düşündüğü ve ifade edemediği şey rahatlıkla anlaşılabilir.
  • İletişim kurduğunuz kişinin yaşını ve olgunluk seviyesini göz önünde bulundurun. Çocuklarınızdan sizin gibi olmalarını beklemeyin. Anlatacağınız konuları ya da beklentilerinizi muhakkak onların anlayacağı bir dil ile ifade edin.
  • Sorun çözmeye çalışırken önce olumlu şeylere odaklanın, tartışma anında haklı ve haksız olanı ayırt etmek yerine sorunu çözmeye çalışın.
  • Her konuda aile bireylerinin de fikirlerini alın. Kendi yapmak istediğiniz ya da onların yapmalarını istediğiniz şeyleri, onlara yapmaları için dayatmayın. Üzerinde baskı hisseden bireyler, zamanla öfkeli, agresif ve korkak bireyler haline gelebilir.
  • Eşinizi ve çocuklarınızı koşulsuz olarak sevin ve sevdiğinizi belli edin.
  • Çocukların ilgi çekmeyi sevdiğini asla unutmayın. Olumlu davranışlarıyla ilgi çekemeyen çocuklar, olumsuz davranışlarla ilgi çekmeye çalışır bunu aklınızdan çıkarmayın ve iyi şeyler yaptığında onlara teşekkür edin, böyle davranışlarının devam etmesi için onlarla ilgilenerek, onları teşvik edin.
  • Kurallarınızı aile bireyleriyle paylaşın, bunların nedenlerini anlatın ve sınırlarınızı belli ettikten sonra kuralları değiştirmeyin.
  • Yaşanılan durum ne olursa olsun aile bireylerinden kimseyi etiketlemeyin, lakap takmayın, alay etmeyin. Bu gibi davranışların aile bireyleri üzerinde olumsuz etkiler bırakacağını göz ardı etmeyin.
  • Ne eşinizi, ne çocuklarınızı kimseyle kıyaslamayın. Her bireyin kendine özel olduğunu ve herkesin olumlu davranışlarının yanında olumsuz davranışlarının da olacağını unutmayın. Kıyaslamaların aile bireylerinde olumsuz duygulara sebep olabileceğini kendinize hatırlatın.
  • Öfkenizi kontrol etmeyi öğrenin, eşinizi ve çocuklarınızı kızarak terbiye etmeye çalışmayın.
  • Eleştirmekten çok olumlu yanları ön plana çıkarmaya çalışın. Yargılama ve suçlamada bulunmayın. Olumsuz olanları; ben dili ile konuşarak, kırıcı olmadan, güzel bir dille ifade ederek, karşı tarafın da düşüncelerini öğrenerek çözmeye gayret edin.
  • Çocuklarınıza model olduğunuzu unutmayın. Olumlu tutumlar içinde olmaya çalışın, hata yaptığınızda özür dileyerek doğru davranışların neler olduğunu onlara gösterin.
  • Öğüt vererek , sürekli uyararak aile bireyleri üzerinde baskı oluşturmayın. Böyle bir tutum kişilerin; yetersiz hissetmesine, kendisini korumaya çalışarak tartışmacı ve isyankar bir moda girmesine ve zamanla ilişkiden kopmasına sebep olur. Küçük sayılabilecek şeyleri görmezden gelin ve tartışmalara sebep olabilecek konularda da empati kurarak, bıkmadan, sabırla ve sakin bir şekilde çözmeye çalışın.
  • Eşiniz ve çocuklarınızla olan iletişiminizde onlara ne yapmaları, ne şekilde yapmaları veya nasıl konuşmaları gerektiği ile ilgili sürekli yönlendirmelerde bulunmayın. Onları belli kalıplara sokmaya çalışarak yönlendirmek istemenizin, onlarda suçluluk duygularına, güvensizliğe ve zamanla size karşı düşmanca hisler beslemelerine sebep olabileceğini unutmayın.
  • Ev içinde hep birlikte vakit geçireceğiniz ortak zaman dilimleri oluşturun. Nitelikli vakit geçirmenin ilişkilere olumlu etki ettiğini, anlaşmazlıkların çözümüne yardımcı olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
  • Aile bireylerinize övgüde bulunmaktan  kaçınmayın.
  • Eşinize ve çocuklarınıza teşekkür etmeyi bilin.

Betül AKGÜN
Okul Psikologu